SENSUM - Gelişim ve Psikoloji Merkezi

Yetişkin Psikoterapileri

Psikoterapi, psikoterapist eşliğinde kişinin yaşadığı olaylara daha geniş bir pencereden bakmasını sağlamaktadır.

İNCELE

Neurofeedback

Nöroterapi

İnsanlar günlük yaşamlarında bir takım stres yaratan durumlarla karşı karşıya kalabilirler. Stresle baş etmek için verilen kişisel çaba kimi zaman kişinin yaşam kalitesinde düşüklüğe veya ruhsal bozuklukların ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir.

İNCELE

Çocuk Psikodraması

Kişinin duygu, düşünce, duyuları ve olayları eylem yoluyla( dramatizasyon yoluyla) yeniden keşfedilmesine ve yeniye dönüştürülmesine imkan veren rol repertuarını geliştiren terapötik süreçtir

İNCELE

Hamilelik Psikolojisi

Doğum Öncesi Psikolojisi

Bir bebeğin gelmesi demek, çift olan kişilerin sisteminin ve bu sistemdeki rollerin değişmesi anlamına gelir. Her bireyin ebeveyn olma süreci birbirinden farklıdır.

İNCELE
Yetişkin Psikoterapileri
Yetişkin Psikoterapileri
Neurofeedback
Neurofeedback
Nöroterapi
Çocuk Psikodraması
Çocuk Psikodraması
Hamilelik Psikolojisi
Hamilelik Psikolojisi
Doğum Öncesi Psikolojisi

Duyurular

Sensum Gelişim ve Psikoloji Merkezi

Eğitim

Alanında uzman kişiler tarafından eğitimler ile ilgili duyurularımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Atölyeler

İnteraktif grupların ortak belirlediği konular üzerinden aktivite, söyleşi, kitap ve film analizleri...

Seminerler

Psikoloji biliminin tüm alanlarına dair uzman veya topluma açık seminerler...

Hakkımızda

Sensum Gelişim ve Psikoloji Merkezi

Sensum Gelişim ve Psikoloji Merkezi bebek, çocuk, ergen ve yetişkinlere zihin ve ruh sağlığı alanında danışmanlık, terapi, aile eğitimleri hizmeti sunan bir merkez olarak Uzman Klinik Psikolog Fulya Çelik ve Uzman Psikolog Ayla Ercenk tarafından kurulmuştur.

İNCELE
Ekibimiz

Çocuk, ergen ve yetişkin alanlarında hizmet veren uzmanlarımız...

Basında Biz

Şimdi psikolog randevusu alın.

"Size değer veriyoruz. Siz de sağlığınıza önem verin."
Uzman Klinik Psikolog

Fulya Çelik

Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler Derneğinden Kuram ve Temel İlkeler, Kişilik Kuramları, Depresyon, Panik Bozukluk, Özgül Fobi, Obsesif Kompulsif Bozuluk, Sosyal Fobi, Sınav Anksiyetesi, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Somataform Bozukluk, Travma Sonrası Stres Bozukluğu eğitimlerini almıştır.

Lisans: İstanbul Bilim Üniversitesi - Psikoloji

Lisans Tezi: Referansın Performansa Etkisi (Endüstriyel Psikoloji)

Yüksek Lisans: Üsküdar Üniversitesi - Klinik Psikoloji

Yüksek Lisans Tezi : Kişilik Özelliklerinin Çocukluk Çağı Travması ve Cinsel Mitlerle Olan İlişkisi

İstanbul Psikoloji Enstitüsünden, Psikolojik Testler, MMPI, WISC-R, Objektif Testler, Projektif Testler eğitimlerini tamamlamıştır.

Dabatem’den Klinik Degerlendirme, Vaka Formülasyonu, Seans Yönetimi, Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Kompulsif Biriktirme, Yaygın Kaygı Bozukluğu,…

Klinik Psikolog

Ayla Ercenk

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde İngilizce Psikoloji Bölümünü bitirmiştir. Şuanda Kent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programına devam etmektedir. Stajlarını ise Özel İsviçre Hastanesi ile Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tamamlamıştır.

Çeşitli rehablitasyon merkezlerinde özel eğitime ihtiyacı olan çocuklara ve ailelerine yönelik psikolojik destek sağlamıştır.

Deniz Harp Okulu’nda askeri öğrencilerine ve çalışan asker görevlilerine bireysel ve grup danışmanlığı yapmış ve seminerler vermiştir. Bu okula öğrenci alımlarında mülakatlara eşlik etmiştir.

Sakarya Küçük Şeyler Anaokulu’nda ise okul psikoloğu olarak görev yapmıştır.

Türkiye’nin önde gelen kurumlarında eğitim-seminer ve atölye çalışmaları gerçekleştirmiştir.

2008 yılında başladığı İstanbul Zerka Moreno ve Psikodrama Enstitüsü’nden…

Köşe Yazılarımız

Blog

Sinir Geribildirimi

NEUROFEEDBACK (NÖROTERAPİ)

İnsanlar yaşamları süresinde bir çok konuda stres yapabiliyor ve kimi zaman bu stres etkenleriyle baş etmekte zorluk yaşayabiliyor. Bazı durumlarda stresli durumlar kişinin hayatını çıkmaza sokabiliyor ve  ruhsal bozukluk oluşuma yol açabiliyor.

17 Ağustos 1999’dan depremindeki acıları ve yasları dün gibi hatırlıyoruz. Geçtiğimiz günlerde yaşan

DEPREM

Doğal afetin yarattığı travma(yı)ları diğer travmalarla bir tutamayız ama acısını neredeyse aynı düzeyde yaşarız. Diğer travmalar derken aslında insan tarafından gelen zararlardan bahsediyorum. Örneğin; kaza, savaş, tecavüz vb.

Herkesin kendisi ve çevreyle dengeli ve senkronizasyon içerisinde sürdürdüğü bir ilişki vardır.

PSİKOLOJİK RAHATSIZLIK NEDİR ?

Olumsuz duygu, düşünce uyandıracak olayları herkes deneyimler fakat olumsuz durumların hepsi psikolojik rahatsızlığa sebep olmamaktadır. Bu noktada bir önceki yazımda düşünceyle ilgili bahsettiğim süreçler devreye girmektedir. Herkes için olumsuz deneyim olarak ele alacağımız bir olayda bile kişilerin yaşadıkları süreçte aynı düzeyde tepki vermediklerini görmemiz mümkündür. Bu noktada dikkat çeken şey kişinin içerisinde bulunduğu duruma atfettiği anlam ve bu verilen anlamın devamlılığı önem taşımaktadır.

Mükemmel olmak ya da olmamak

MÜKEMMELİYETÇİLİK

Mükemmel olmak zordur fakat ondan da zor bir durum var ki oda “mükemmeliyetçi” olmaktır. Mükemmeliyetçi kelimesine uzaktan bakıldığında kusursuzluk, asillik görüyoruz değil mi?

Deneyim Dolu Yıllar

ÜNİVERSİTELİ OLMAK

Öncelikle üniversiteyi kazanan gençlerimizi kutluyor ve mutlu bir gelecek diliyorum. Üniversiteye yerleşemeyen gençlerimizin de istedikleri başarıya bir sonraki senede ulaşmasını temenni ediyorum.

ÇOCUKLARDA İSTİSMAR VE İHMAL (SİZİ KORUYACAĞIZ ) - 1

Çocuklar, çocuklarımız

ÇOCUK, BİR KİTAP, KİTAP BİR ÇOCUK (SİZİ KORUYACAĞIZ) - 2

İhmal konusuna geçmeden önce geçen haftayı açıklama ve içeriklere ayırdığım istismar konusuna devam etmek istiyorum.

İHMAL ZİNCİRİ “İHMAL EDİLEN EBEVEYN, İHMAL EDER Mİ?”

Geçtiğimiz iki hafta istismardan bahsettikten sonra bu hafta tespit edilmesi ve müdahale etmenin zor olduğu bir konu ile ilgili bilgilerimi sizlere aktarmak.

ONLİNEKOLİZM

Bir başkasının yarar sağladığı şeyden zarar görmek olasıdır. Bunu yaşamdaki birçok konuyla açıklayabiliriz. İnternet günümüzde bağımlılık olarak ele alınabilecek bir konu haline gelmiştir. Henüz psikolojik rahatsızlık olarak “internet bağımlılığı” ele alınmıyor olsa da “dürtü kontrol bozukluğu” çerçevesinde incelenmektedir.

BAĞIMLILIK TÜRLERİ - ÖNLEM VE TEDBİRİN ÖNEMİ

Bir önceki yazımda sizlere  “sanal bağımlılık” hakkında bilgiler aktardım. Bu hafta “alkol-madde bağımlılığı” hakkında bildiklerimi aktaracağım. Köşe yazılarımda başlıklarla ilgili derin ve detay bilgileri yazmam pek mümkün olmuyor.

“BAĞIMLILIK” İLETİŞİMİN VE BİLGİNİN ÖNEMİ

Bizi biz yapan şeylerden bahsediyorum aslında hatalarda dahil hatta sonrasında gelen pişmanlıklar bile. Kişiye göre her deneyimin etkisi, gücü, izi değişmektedir.

Başarılı olmaya dair kaygılar

ÜNİVERSİTELİ OLMAK : TATLI KAYGI

Öncelikle üniversiteyi kazanan gençlerimizi kutluyor ve mutlu bir gelecek diliyorum. Üniversiteye yerleşemeyen gençlerimizin de istedikleri başarıya bir sonraki senede ulaşmasını temenni ediyorum.

AKRAN ZORBALIĞI NEDİR? NASIL FARK EDİLİR? YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR?

AKRAN ZORBALIĞI

Ailedeki kaybı kaosu adlı yazımda sizlere ailelerin çocukları üzerindeki kaygılardan bahsettim. Ailelerin çocukları üzerinden kaygı duymalarının sebepleri ise genellikle çocuklarındaki davranış ve duygusal değişimler olmaktadır.

Biz insanlar deneyimleriz, deneyimlediğimiz şeyin üzerine kendi yorumlarımızı ekleriz ve her deneyim

BİLGİLENDİRMEK,ÖĞRETMEK

Yetişkinler bazı konulardaki deneyimlerinin çocuklara aktarılması konusunda kararsız kalabiliyorlar. Olumlu deneyimleri çocuğa aktarırken olumsuzların aktarılmaması belki de nasıl aktarılacağın bilinmemesinden kaynaklanmaktadır.

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI

ONLİNEKOLİZM

Bir başkasının yarar sağladığı şeyden zarar görmek olasıdır. Bunu yaşamdaki birçok konuyla açıklayabiliriz. İnternet günümüzde bağımlılık olarak ele alınabilecek bir konu haline gelmiştir. Henüz psikolojik rahatsızlık olarak “ internet bağımlılığı” ele alınmıyor olsa da en büyük adaylardan biridir.

“İHMAL EDİLEN EBEVEYN, İHMAL EDER Mİ? ”

İHMAL ZİNCİRİ

“İhmal” İhmal, çocuğa bakmakla yükümlü olan kişilerce çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi olarak tanımlanabilir.

Tırnak yeme davranışı önceden ele aldığım duygusal ihmalin sonuçlarındandır.

TIRNAK YE”ME”

Çocuk bakmanın zor ve eğlenceli kısımlar mevcutken, zorlayıcı olduğu durumlarda bile ihmal etme olasılığı olmaksızın sorumluluk gerektiren bir yönü vardır. Bakım veren kişinin çocuğun karnını doyurması, temiz olmasını sağlaması ve sağlığıyla ilgili şüpheli durumlarda müdahale etmesi ve/veya ettirmesi beklenir.

Yaş ilerledikçe kişilerin yaşamlarındaki kaygı doğru orantılı bir şekilde artmaktadır.

YETİŞKİNLERDE TIRNAK YE”ME”

Tırnak yemenin kişinin hayatındaki etkilerine bakacak olursak, *Ağızda oluşabilecek problemler *Sosyal ortamda çizilen yanlış imaj ( Kaygılı tutumun insanlardaki geribildirimi) *Kişilerarası iletişimde sorunlar

Çocuğumun dikkati eksik ve çok hareketli

ÇOCUKLARDA VE GENÇLERDE: DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE

Bilim bu kadar ilerlerken ve insanlara bu kadar bilgi sunarken kayıtsız kalmak olmaz tabi. Eminim ki ileride de başka araştırmalar çıkacak ve önemi vurgulanacaktır. Bu noktada belki tek yapmamış gereken şey bilim bize sundukça yordamak, analiz etmek ve mantıklı geldiğinde kabul etmek olacaktır

Çocuklar kaygılı ve heyecanlı Ebeveynler yaz tatil bitiyor diye mutlu ve heyecanlı

OH YAŞASIN ! OKULLAR AÇILIYOR

Okulların başlamasına dair duygunun her çocukta aynı şekilde vücut bulmadığını tahmin edebiliriz. Bu durum sadece çocuk değil ailede de bu şekilde gözlemlenmektedir Okulun başlamasına dair olumlu duygusu olan çocuğun dışında aslında ele alınması gereken okulun başlamasına dair kaygısı olan çocuklardır

İnsanları yaşamlarında farklı ve benzersiz yapan birçok faktör vardır.

KISKANÇLIKTA DOZ AŞIMI

Kıskançlık, temel duyguları en fazla etkileyen ve tetiklemesinin yanı sıra öfke ve şiddeti beraberinde getirebilen bir duygudur. Toplumda kıskançlık sebebiyle zarar veren veya gören maalesef ki geniş bir kesim vardır.

“ OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK”

DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞTA BİTMEYEN MESAİ

Biz insanlar gün içerisinde duygu, düşünce ve davranışlarıyla ve bu alanlardaki işlevselliklerle hayatımıza devam ederiz. Fakat obsesif kompulsif ( saplantı – zorlantı) bozukluğu tanısı almış kişilerde durum böyle olmamaktadır. Çoğu zaman yorucu bir döndü içerisinde yaşarlar.

Düşüncelerimizle hayatımıza yön veririz.

NASIL DÜŞÜNÜRÜZ? DÜŞÜNCELER BİZİ NASIL ETKİLER?

Gelen bilgi aynı olsa da gelişen süreçte düşüncelerin ilerleyişinde değişiklikler olabilir. Bu durum kişiden kişiye göre değişmektedir. Ayrılan iki düşüne yolunu sağlıklı veya sağlıksız olarak ayırmak doğru değildir. Uzmanların ilgilendiği nokta olumsuz düşünceye verilen ağırlık ve önemin derecesidir.

Fobiler, Fobik durumlar, Fobik nesneler.

“ÖZGÜ KORKU” ÖZGÜL FOBİ

Kaygı ve korkuları ayyuka çıkaran “ fobi” konusuna bu hafta “özgül fobileri” ekleyeceğim. Sonrasında psikoloji denizindeki diğer konularla ilgili yazılara devam edeceğim.

“OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK”

DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞTA BİTMEYEN MESAİ

Herkes yaşamın belirli kısımlarında kendisine sıkıntı veren durumlarla karşı karşıya kalmıştır. Sorunlar çerçevesinde düşünmek ve çeşitli çözüm yolları üretmek insana has bir davranıştır.

PSİKOLOG NEDİR? NE YAPAR? NE YAPMAZ?

Her şey yolundaysa neden gideceksin ki.. ‘ PSİKOLOG’

‘ Psikoloğa görün çünkü sende …… var’ yargısı

Psikoterapi odasında iki kişi ve ikisi de uzman ..

ODADA İKİ UZMAN

Terapist bilgi kaynağı ve gidilecek engebeli yola her ne kadar hakim olursa olsun terapiye gelen kişinin hayatını zorlaştıran rahatsızlık hakkında detaylı bilgiler edinmeye çalışır. Bu şekilde de aslında odada bir değil iki uzman olduğunu söylememizde bir sakınca yoktur.

Sınav anksiyetesini anlatmak anksiyeteden geçer

ANKSİYETE SINAVI

Kaygı yaşanılan esnada titreme, çarpıntı, sersemlik, bulanık görme gibi fiziksel belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Fakat kişi kaygı yaşadığı durumun üzerinde birde vücudunda bu gibi değişikliklere anlam veremez . Bedensel bazı farklılıkları otomatik olarak fiziksel bir rahatsızlığı olduğuna dair yorumlayabilir. Bu düşünceyle beraber kişinin kaygı düzeyi daha da yükselir. Aslında bakarsak kaygının tek amacı bizi korumaktır. Fakat olaylar duyguları ve bedensel tepkileri etkileyerek olumsuz deneyime yol açacak bir süreç izler.

Düşünce, dış evrenin zihne yansıması

BİR OLAY BİRÇOK ‘’DÜŞÜNCE’’

Yaşanılan bir olay sonrasında herkesin aynı düşünceye sahip olmadığını deneyimleme veya gözlemleme fırsatınız olmuştur. Bu karşıt düşünce içeriklerini olumlu ve olumsuz diye sınıflarsak yanlış bir şey yapmış olmayız.

Panik atak, kişinin algıladığı tehlikeye olan tepkisidir

KORKU KUŞATMASI : PANİK ATAK-PANİK BOZUKLUK

Panik atak, kişinin algıladığı tehlikeye olan tepkisidir. Bu tepki sürecine bedensel belirtiler eşlik etmektedir. Bu süreci kişinin savaştığı bir durum olarak ele alırsak. Kişinin yaşadığı belirti ve yoğunluğu ne derece fazla olursa aslında atak sonrasında yılgın ve bitkin olma durumu o kadar artmaktadır.

Agorafobi, kişinin yalnız başına sokağa çıkmaktan, yalnız kalmaktan, kalabalık ortamlarda bulunmakta

MEYDAN KORKUSU ‘’AGORAFOBİ’’

Agorafobiye şöyle bir baktığımızda en çok panik bozukluk ile birlikte görüldüğünü söyleyebiliriz. Bu süreç aslında kişinin panik ataklarını geçirdiği yerlerde tekrardan atak geçirme korkusuyla oluşmakla başlar. Kişi atak geçirmemek adına kaçınmalar oluşturur ve mekânsal kaçınmalar bir süre sonra kendisinin gidebileceği alanlardaki daralmalara sebep olur. Nitekim kişi belli bir süre sonra evden çıkmaktan korkuyor duruma gelebilir.

Depresyonu kişide görülen duygu, düşünce, davranış ve bedensel belirtilerde bozulma olarak tanımlaya

SOLUK RESİM ‘’ DEPRESYON’’

Soluk resmin içinde bulunan kişi, gerçekten soluktur, solgundur. Bir nesnenin renginde hem fikir olabilirsiniz fakat tonu konusunda farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. ‘’ Depresyon gözlüğü’’ demek yerinde olacaktır. Fakat bu gözlüğü kişi kendi iradesinde takmamıştır ve çıkarmak için kendi çabası yetersiz kalabilir. Öncelikle bilmeliyiz ki depresyon kişinin etrafındakilere yaptığı ‘’naz’’ değildir.

Sosyal fobi, kişinin topluluk ile iletişim ve etkileşim kurması gerektiği durumlarda yoğun kaygı duy

TOPLULUK KORKUSU “ SOSYAL FOBİ”

Siz olay kısmına istediğiniz kesiti koyabilirsiniz. Ve birde yaşadığınızı düşündüğünüz duyguyu sürekli ve yoğun olarak yaşadığınızı düşünün.